BUGÜNDEN YARINA IRAK TÜRKMENELİ
Fotoğraflar: M. Kemal Sallı
Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü etkinliklerimize, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü 14.00’te, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü konferans salonunda, Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Savaş Avcı’nın verdiği “Bugünden Yarına Irak Türkmeneli” konulu konferansımızla devam ettik.
Kendisi de Kerküklü bir Türk olan ve bu bağlamda Türkmeneli’ni çok iyi tanıyan ve varlık davasının önde gelen savunucularından olan Savaş Avcı, konuşmasına binlerce yıllık Türk ülkesi olan Irak Türkmeneli’nde, Müslüman Türk egemenliğinin Selçuklularla başlamasından sonraki sürece değinerek başladı. Osmanlı Devleti’nden sonra Türklerin egemenliğinden çıkan Irak’ı idare eden her yönetimin Irak Türklerini hedef alıp yok etmek istediğini belirten Savaş Avcı, Irak Türklüğünün çilesinin 5 Ocak 1926’da yapılan Ankara Antlaşması’yla başladığını ve bugüne kadar da sürdüğünü söyledi.
Kerkük ve Musul’un Misak-ı Milli hudutları içinde olduğunu ve Atatürk’ün bu bilinçle, “Ömrüm yeterse buraları kurtaracağım” dediğini hatırlatan ve Atatürk’ten sonra bunun unutulduğuna dikkat çeken Avcı, 1926’da çekilen sınırın dışında sadece Irak Türklerinin değil; Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin Türklerinin de kaldığını, bunların varlık ve dirlik umutlarını Türkiye’ye bağladıklarını, varlıklarının da Türkiye’nin güneyinden gelecek tehlikelere karşı koruyucu bir sigorta olduğunu belirtti.
ABD’nin Irak’a girmesinden başlayıp günümüze kadar olan gelişmeleri ve sonuçlarını da dile getiren Avcı, Irak’ın kuzeyindeki Talabani, Barzani, PKK yapılanmaları ve işbirlikleri, IŞİD ve IŞİD’den sonra Kerkük ve diğer Türkmen şehirlerindeki nüfus yapısı değişmeleri, Irak Anayasası’nda Irak’ın kuzeyindeki egemenliğin Kürtlere bırakılması, sayıları 5 milyona varan Türkmen varlığının merkezi ve bölgesel yönetimlerden dışlanması ve ekonomik durumlarının durmadan kötüye gitmesi, Suriye’deki son gelişmelerden sonra Suriye’deki PKK’lı ve ISİD’lilerden 10 binden fazla bir gücünün Irak’a geçirilmesi gibi birçok konuda görüşler ortaya koyup değerlendirmelerde bulundu. Avcı bütün bu gelişmelerin Türkiye ve Irak Türklerinin varlığı ve güvenliği için devamlı olarak büyük tehdit oluşturduğunu ve bunun görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Irak hükümetinin IŞİD’in yakıp yıkıp yurtlarından ettiği, Barzani, Talabani ve PKK’nın haklarını gasp ettiği Türkmenlerin yurtlarına dönmesi ve haklarını alması konusunda tedbir almaya yanaşmadığı ve bu konudaki başvuruları görmezden geldiğini belirten Avcı, konuşmasının sonunda şunları söyledi:
“Türkü, Türk olduğu için istemiyorlar. Adamlar bizi sevmiyor ve aynı zamanda tehlike olarak görüyor Türk varlığını; bunu unutmayalım. Tabii hükümetler böyle ama millet olarak Araplar içinde bizi seven de çok, Kürtlerde de öyle. Biz, bir milleti suçlamıyoruz burada. Bunu yapan zaten önde gelen siyasi partilerdir. Bunların liderlerinin çoğu ya Amerikan ya İngiliz ya İsrail tarafından yönetiliyor. Onun için onların politikalarını uyguluyorlar. Zaten bizim bu hale gelmemizin sebebi 1926’daki İngiliz oyunuydu. Lozan’da ertelediler; halk oylamasına gidilecekti Musul ve Kerkük’te. Baktılar ki sonuç Türkiye’ye bağlanmak şeklinde çıkacak, hemen onu bildiğiniz bir oyunla bertaraf ettiler. Düşünün bir kere Türkiye için Kerkük Musul çok önemliydi; oradaki petroller şimdi bizde olsaydı Türkiye ne halde olurdu. Çünkü o topraklar bizim, tapuların çoğu bizim Türkmenlerin üzerinedir. Ama bunun arkasına düştüğümüzde maalesef bir başarı elde edemedik. Yine de ben inanıyorum ki, mutlaka ve mutlaka Türk milleti uyanacak ve bizlerle beraber hepimiz aynı gemide olacağız, aynı amacın peşinde gideceğiz, hedeflerimiz doğrultusunda uyumadan inşallah başarıyı elde edeceğiz. Yaşasın Türk milleti! Ne mutlu Türk’üm diyene!”
Kategori: Duyurular, Genel, Süleymaniye Kürsümüz





